İran, Şiîlik ve “Alevi”liğin Siyasallaştırılması

Suriye’deki büyük fetih konuşulmayan pek çok meselenin de fethine yani açılmasına vesile oldu. Bunların en mühimi Yahudi, dönme ve suyun öte tarafından gelenlerin, yarım asırdır İslâm…
Suriye’deki büyük fetih konuşulmayan pek çok meselenin de fethine yani açılmasına vesile oldu. Bunların en mühimi Yahudi, dönme ve suyun öte tarafından gelenlerin, yarım asırdır İslâm düşmanı ittifaklarına dahil ettikleri siyasallaştırılan “Alevi”ler meselesidir. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun parti başkanlığı ile ittifakın en önde gelen ve sesleri çok çıka[rıla]nı olan bu kitle, Suriye’de Müslüman katliamının da en açık ve doğrudan destekçileri idi. Beşar’ın posterleri ve ellerinde havaya kaldırdıkları Zülfikar kılıçlarla yürüyorlardı. Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı yapıp Müslümanlar’dan bilmem kaçıncı intikamlarını alacaklarını alenen vizyon ediyorlardı. Müzik grupları açıkça Hatay ve Suriye’de destek konserleri düzenliyor, Kılıçdaroğlu açıkça Banyas ve Bayır-Bucak gibi katliamlar hakkında meclis grup toplantılarında “Ne Bayır kaldı, ne Bucak” diyerek dalga geçiyordu. Planları suya düştü. Şimdi “devletsiz” kaldıkları için, İslâm alimlerini ve Müslümanların lehine siyaset güdenleri şehid etmesi için yeni bir haşhaşi örgüt ve Hasan Sabbah gelmesini ümid ettiklerini açıkça dile getiyorlar.
Bu yazıda zaten ortaya çıkışı itibariyle siyâsî olan ve özellikle Osmanlı’nın yıkılmasında önde gelen Bektaşîlik haricinde, kırsallarda ve dağlarda yaşayan, Osmanlı tarih ve evraklarında, itikad metinlerinde genellikle “kallâş u evbaş kızılbaş” olarak anılan, fakat daha sonra Alman-Yahudi oryantalistler eliyle “Alevi” olarak adlandırılan ve “cemevleri” gibi mekanları oluşturulan, rejimin okullarında özellikle yetiştirilip bürokrasinin çeşitli mekanizmalarında yerleştirilen kitleye dair, biri 12., biri de 20. asırdan iki tarihi levhaya yer veriyoruz.
[İRENE MELİKOF RESMİ BURAYA GELEBİLİR
Resim Eki İçin Açıklama:
Bu yazının yalnızca küçük bir bölümünü okuyorsunuz. Yazının tamamını okumak için Ark Dergisi'ne abone olmanız gerekmektedir.
Yazının tamamını okumak için abone olun
Bu yazının yalnızca bir bölümünü görüyorsunuz. Ark Dergisi aboneleri tüm yazıların, dergilerin ve kitapların tamamına sınırsız erişir.