Siyâdet ve Hikmet
Necip Fazıl’ın mürşidi, kurtarıcısı, mânevî rehberi olan Seyyid Abdülhakîm Arvâsî kuddise sırruhu’l-alî Hazretleri’ni, kendilerini çağırdığımız seyyidlik (siyâdet) ve Hakîm (hikmet…
Necip Fazıl’ın mürşidi, kurtarıcısı, mânevî rehberi olan Seyyid Abdülhakîm Arvâsî kuddise sırruhu’l-alî Hazretleri’ni, kendilerini çağırdığımız seyyidlik (siyâdet) ve Hakîm (hikmet sahibi) kavramları başlığında anlatmaya çalışacağız. Kendilerini yazımız boyunca “Onlar” mânâsına gelen “Îşan” Hazretleri olarak zikredeceğiz.
Seyyidlik / Siyâdet
“Seyyid, siyâdet, Ehl-i Beyt” kelimelerinin mânâ çerçevesi çok geniştir. Hakîm Tirmizî Hazretleri gibi alimler, şartları yerine getiren bütün Müslümanlar’ın da Ehl-i Beyt’ten olduklarını bildirmişlerdir.
“Seyyidü’l-kavmi hâdimühüm - Bir kavmin efendisi onlara hizmet edendir” hadîs-i şerîfi de bu geniş manalardan biridir.
Seyyidliğin, İnsanlığın Gayesi olan Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem Efendimiz’in Nur Sülalesi’nden olmak şeklindeki mânâsı ise, ıstılahî ve merkezîdir. Îşan Hazretleri ve Arvas hanedanı, seyyidliğin, efendiliğin bütün mânâları ile seyyiddirler, efendidirler.
Nur Sülalesi’nden olmakla,
İslâm’a ve Müslümanlar’a çok büyük, üstün ve devamlı hizmetler etmekle,
Bu yazının yalnızca küçük bir bölümünü okuyorsunuz. Yazının tamamını okumak için Ark Dergisi'ne abone olmanız gerekmektedir.
Yazının tamamını okumak için abone olun
Bu yazının yalnızca bir bölümünü görüyorsunuz. Ark Dergisi aboneleri tüm yazıların, dergilerin ve kitapların tamamına sınırsız erişir.