Menu
Abone Ol

Dergimize abone olmak için

Home/1. Sayı

Kategori: 1. Sayı

Erdoğan ve Büyük Doğu’yu Doğru Hedeflemek

Ekiphaber.com sitesinin talebi üzere gerçekleştirilen açıklamayı, Necip Fazıl Ödülleri’ne bakışımızı sunmak adına derc ediyoruz. Erdoğan’a Büyük Doğu sansürü Cumhurbaşkanı Erdoğan en başından beri bütün “Necip Fazıl Ödülleri” törenlerinde yer aldı. Hepsinde de katılanlardan daha çok ve ileri mahiyette ideolojik konuşmalar yaptı. 2013’teki Batıcı rejime açıktan taarruz tavrını burada da sürdürdü. Zaten özellikle mesaj vermek için …

“Dua, dua, eller karıncalanmış; Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış. Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış... Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu; İplik ki, incecik, örer boşluğu.” (Çile, Necip Fazıl, “Zindandan Mehmed’e Mektup” şiirinden)Sözü ve fikri onun kadar düzgün, muradı tam verici, ahenkli, akıcı, tesirli, güzel ve tatlı söyleyen yoksa, onun kadar iç âlem meraklısı ve kâşifi yoksa ve dahi bütün kalabalıklar …

Taksim Camii Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen 15. Dergi Günleri’nde Necip Fazıl Araştırmaları Merkezi (NEFAM) de kamuya açık ilk faaliyetleri ile yer aldı.“Büyük Doğu Dergisi’nde Mimarlık vePlastik Sanatlar”NEFAM’ın ilk etkinliği Cumartesi günü Ömer Faruk Akman tarafından düzenlendi. “Büyük Doğu Dergisi’nde Mimarlık ve Plastik Sanatlar” başlığıyla sunulan etkinlikte, bugüne kadar temas edilmeyen dergi konuları ile birlikte …

Evrenin yaratıcısı olan Yüce Allah (celle celâluhû), zamana dair birçok kavrama ve nesneye yüce kelâmında yemin ederek, onların kadir ve kıymetini işaret buyurmuştur. Birçok İslâm âlimi, zamanın verimli değerlendirilmesine dair muhtasar [kısa, özet] ve mutavvel [uzatılmış, uzun] eserler kaleme almışlardır.

Zamanın enderlerinden olarak bir ilim ve mânâ ehli, medrese ilimlerini ve tasavvuf ilmini tahsilin ardından, zamanın ihtiyacı olarak bir de fikir makamında yol tutması gerektiğini anlar. Fakat kendi başına bulamaz. Allah’a yakarır. “Yâ Râb! Hangi yolu tutayım?” diyerek istihâreye yatar. Rüyâsında kendisine hâtiften [gizliden] bir ses “Zâhid el-Kevserî ile Muhammed İkbâl arasında bir yolu takip …

Necip Fazıl’ın tasavvuf edebiyatına, özellikle de Nakşibendîlik edebiyatına yönelik katkıları, herhangi bir ilim ve fikir çalışması olarak henüz değerlendirilmedi. Nakşibendîlik edebiyatı terkibi dahi, günümüz tasavvuf araştırmacılarınca meçhul yahud dile getirilmeyen, boşlukta bir ilim sahasıdır. Sözgelimi Bektâşîlik edebiyatı, Bektâşî şiiri1 gibi kavramlaştırmalar akademide kullanılır ve markalaştırılmaya çalışılırken, bizzat Nakşî çevrelerden olan akademisyenler ve yayıncılar dahi Nakşibendîlik …

Muhammed İkbâl, Bâl-i Cibril isimli eserinde İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nden şöyle bahseder:“Şeyh Müceddid’in mezarına ziyarete vardığımda anladım kiGökteki yıldızlar bile utanır bu toprağın zerresinden”“Sıcak nefesinden Allah ehlinin kalbindeki ateş sönmediAllah O’nu tam zamanında yetiştirdi de, haber sunduHindistan’da İslâm’ın koruyucusu, milletin tek sermayesi haline geldi”Buradaki Hindistan yerine dünya kelimesi yerleştirilebilir: “Dünyada İslâm’ın koruyucusu ve milletin tek sermayesi …

Kandinsky, 1921’de Rusya’da ikinci ve son şahsî sergisini açmıştır. Sergiyi gezmeye gelen üç köylü, önce diğer salondaki sergide Sterenberg’in resimlerini incelemiş ve sonrasında Kandinsky’nin sergisini gezmiştir. Hayretler içerisinde kalan köylüler şu yorumu yaparlar:“[Sterenberg’in resimleri] gözboyayıcı ve bizi büyülemeye çalışıyor. Çok uzun süredir hiç sigara içmedik hatta beyaz ekmek bile yemedik. Ne yazık ki bu tablolar …

Suriye’deki büyük fetih konuşulmayan pek çok meselenin de fethine yani açılmasına vesile oldu. Bunların en mühimi Yahudi, dönme ve suyun öte tarafından gelenlerin, yarım asırdır İslâm düşmanı ittifaklarına dahil ettikleri siyasallaştırılan “Alevi”ler meselesidir. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun parti başkanlığı ile ittifakın en önde gelen ve sesleri çok çıka[rıla]nı olan bu kitle, Suriye’de Müslüman katliamının da en açık …

Her kafadan bir ses çıkıyor. Değerlere sarılıyorlar. Kahrediyorlar ve bolca kınıyorlar. Adalete olan inançlarını dile getiriyorlar sürekli. Sallandırılmalı katiller diyorlar. İdam yasası için imza topluyor halkın içinden olanlar. Şikayetler bir havuza akıyor. Birikiyor, birikiyor ama bir türlü su yolunu bulmuyor. Hiçbir şey bir krize dönüşmüyor. Haddi aşan kimse yok bugünün Türkiye’sinde ve parçası olduğu dünyada. …

  • 1
  • 2